Önder Güzelarslan


İNSANOĞLU’NUN İLK YERLEŞİM YERİ ERGANİ

Eşsiz tarihi, tabii güzellikleri ve özellikle Hz. Zülkif Peygamber’in makamını bünyesinde barındırmakla manevi bir havası olan Ergani, Diyarbakır ilimizin bir ilçesidir.


Eşsiz tarihi, tabii güzellikleri ve özellikle Hz. Zülkif Peygamber’in makamını bünyesinde barındırmakla manevi bir havası olan Ergani, Diyarbakır ilimizin bir ilçesidir. Her Diyarbakır ziyaretinde gittiğim Ergani tarihi bakımından oldukça önemli bir yerleşim yeridir. Ergani ilçesinin Hilar köyü yakınlarındaki Hilar Mağarları'nın bulunduğu yerde yer alan Çayönü bölgesinde yapılan ve 1964 yılından beri sürdürülen kazı çalışmaları ışığında, bölgenin geçmişi M.Ö. 9 bin yılına kadar uzanmaktadır. Tarihi Çayönü kalıntıları bize, Ergani’nin Anadolu ve Mezopotamya'nın en eski yerleşim yerlerinden biri olduğunu göstermektedir. Renkli bir tarihe sahip olan ilçenin, ilçeye bağlı Çayönü tepesi ve çevresinde yazılı tarih öncesine ait kalıntılara da rastlanılmış ve M.Ö. 7500-6500 yılları arasındaki bin yıllık döneme ait olan kalıntı ve buluntular da görülmüştür. Neolitik devrin izlerini taşıyan, Ergani Ovası'nda, Dicle Nehri'nin kenarında bulunan Çayönü Höyüğü, arkeolojik kazılar ile tarihe ışık tutmuştur. Höyük çevresinde resimli resimsiz mağaralar, mağara duvarları kullanılarak yapılmış örme yuvarlak evler ve basit kulübelerin izleri bulunmaktadır. Çayönü kazılarında bulunan en görkemli yapı ise “Saltaşlı Yapı” olarak bilinen ve yaklaşık 10 metre genişliğinde, yüzeyleri düzeltilerek parlatılmış, iri kalker bloklarından olan anıtsal yapıdır. Göçebelikten yerleşik yaşama geçilip tarıma ilk başlanılan yerler arasında bulunan Çayönü Höyüğü, büyük ilgi uyandırmaya devam etmektedir. Aynı amanda görenleri adeta büyülemektedir. 

M.Ö. 2000’li yıllarda bütün Anadolu’da olduğu gibi burada da Hititlerin egemenliğinin hakim olduğunu görmekteyiz. M.Ö. 1200 yıllarına gelindiğinde Hititler dağılınca burada birtakım beylikler kurulmaya başlanmıştır. Bölge topraklarını da kapsayan Ergani çevresini de hakimiyetlerine alan Asurluların burada hüküm sürmesinden sonra Büyük İskender’in Makedonyalıları bölgeyi ele geçirmişlerdir. Büyük İskender’in ölümünden sonra sırasıyla Seleukoslar, Partlar ve Romalılar bölgeye hakim olmuşlardır. Uzun bir süre Roma hakimiyetinde olan bölge M.S. 395 yılında Roma’nın Batı ve Doğu Roma diye ikiye ayrılmasıyla Ergani ve çevresi Doğu Romalılar yani Bizanslıların eline geçmiştir. Arap Yarımadası’nda İslamiyet’in ortaya çıkmasıyla bölgeye Müslümanlar tarafından akınlar düzenlenmiş bölge Bizans ve Araplar arasında gelip gitmiştir. 

1071 Malazgirt Savaşı ile Anadolu kapıları Türklere açılınca 1240 yılında Anadolu Selçukluları Ergani ve çevresine egemen olmuştur. Timur’un Anadolu istilası sonrasında Akkoyunluların hakimiyetine giren Ergani, Akkoyunlu Devleti’ne başkentlik yapmıştır. Akkoyunlular dan sonra kısa bir süre Safevi Devleti buraya egemen olmuş, 1515 yılında Yavuz Sultan Selim Han’ın Mısır seferi ile Osmanlı topraklarına katılmıştır.

19. yüzyılın sonlarına doğru bugünkü şehrin bulunduğu yerde Osmaniye isminde yeni bir şehir kurulmuş ancak buraya verilen bu isim o günlerde Adana’ya bağlı bir ilçe olan Osmaniye ile karışması söz konusu olunca Cumhuriyet ilanından sonra yeniden Ergani ismi verilmiştir. Ergani bugün Diyarbakır ilimizin bir ilçesi konumunda ve  Elazığ’ın Maden ilçesi ile Şanlıurfa’nın Siverek ilçesine komşudur.

Ergani, Yukarı Mezopotamya’nın sayılı yerleşim birimlerinden biri olup, kutsal kadim bir şehirdir. Ergani bir kültür ve turizm şehridir. Buraya gelmenizi gerektiren çok fazla sebep vardır. Kutsal şehir olma yolunda önemli iki değer bu şehirde bulunmaktadır. Abbas ve Enüş Peygamber’in türbesi, Zülkif Peygamber’in makamı. Bunun dışında Meryem Ana Klisesi, Ali Dağı ve daha birçok kutsal mekan Ergani’de bulunmakta ve ziyaretçilerini beklemektedir. Ergani’ye yapılacak gezide Zülkif Peygamber’in makamı olarak bilinen Makam Dağı mutlaka görülmesi gereken bir yer. Zülkif Peygamber’in kabri ise Eğil ilçesindedir. Bu makam ile ilgili anlatıla gelen bazı hikayelerde vardır. Bunlardan birisini burada sizlerle paylaşmak istiyorum. 

Yöre halkı tarfından “altın değerinde bir dağdır” diye bahsedilen Makam Dağı’nda buraya özgü yetişen makam çiçeği vardır. Rivayetlere göre Zülkif Peygamber’in terinin damladığı her yerde bu çiçek olmuştur. Bir başka rivayete göre ise Hz. Ali (r.a.)’ın atın damladığı yerlerde ilkin açmış ve o günden sonra bugüne kadar bu çiçek sadece burada açmaktadır. Yılın her döneminde bu Makam Dağı’na gidilse de özellikle bahar aylarında gidilir ve burada yöre halkı tarafından bazı kutlamalar yapılır. 
Ergani ziyaretinde, Ergani için önemli bir yere sahip olan Makam dağı dışında ziyaret edilmesi gereken bir hayli yer vardır. Bunlar arasında göçebelikten yerleşik köy yaşantısına, avcılık ve toplayıcılıktan besin üretimine geçilen önemli bir tarihsel döneme şahitlik eden ve 12000 yıllık bir tarihi olan Ergani Hilar Mağaraları, Makam Dağı’nda bulunan Zülkif Sulukları, Ayrıca, Makamda bulunan kayalıkların yapısı kaya tırmanışı yapmak isteyenlere sayısızca tırmanış parkuru oluşturmakta, tabiat severler için oldukça ilginç ve güzel anlar yaşamalarını imkan sunmaktadır. Burada dağ tırmanışı yanı sıra, yamaç paraşütü de yapabilirsiniz. Ergani Kalesi, Tarihi kayalardaki Mezarlar ve insanlığın ilk yerleşim yerleri arasında olan Hilar mağaraları yanı başındaki Çayönü ziyaret edilebilecek yerler arasındadır.  

Yukarı Mezopotamya’nın sayılı çok özel yerleşim yerlerinden birisi olan Ergani’de geçireceğiniz zaman içerisinde buraya özgü yöresel tatlar tatma imkânınız da olacak. Bu yemek çeşitleri arasında ilk sırayı etli yemekler almaktadır. Saç kebabı, şiş kebabı, kuru kebap, ciğer kebap, yürek kebap, dalak kebap, isot kebap, haşlama, dolam güveci, patlıcan yada kış kabağından yapılmış meftune, kıymalı ekmek, tırşık, düzme, keşkek, lapa, pıt çorbası, karagöz çorbası, yoğurt veya ayran çorbası, kurut çorbası, yarma çorbası, yoğurtlu ağbal, yumurtalı ağbal, perper, borani, kenger, tört, pezmeli taş ekmeği, zarafet, hedik, babakonuş, söğülme, sebze kurutma dolmaları, sağırburma tatlısı, kuymak,taş ekmeği, şekerli peynirli ekmek, kesme, pestil sucuk ve helavi gelmektedir.

Ergani’de geçireceğiniz anlamlı günlerden sonra dönüşe geçmeden önce buradan şehre özgü hediyelik eşyalardan alabilirsiniz.