Önder Güzelarslan


Tarih ve Kültür Başkenti TOKAT

M.Ö. 5500 yılından beri bir yerleşim yeri olan kadim kültür kenti



İnsanlığın ilk yerleşim yerlerinden biri olması yönüyle, üzerinde birçok medeniyetin hüküm sürdüğü köklü bir tarihe sahip olan Tokat’ın topraklarının büyük bir bölümü Karadeniz Bölgesi’nde yer almakta ve Yeşilırmak havzasının bereketli topraklarını bünyesinde barındırmaktadır.

Çanakkale Savaşı’nda ilk olarak cephede Tokat yöresinden hayatını kaybedenler için ağıt olarak söylenen daha sonraları Türk Halk Müziğinin önemli bir türküsü olan Hey Onbeşli Onbeşli yi de dinleyince insan, tarihin derinliklerine ve Anadolu’nun bugün hala gözde yerleşim yerleri olan Tokat’ı görmek için can atıyor. Türküsüyle, tarihiyle, tabiat güzellikleriyle, tarih boyunca önemli ticaret merkezi olan Tokat ilimiz ziyaretçilerine eşsiz bir kültür sunmaktadır. 

Köklü bir tarihi olan Tokat ve çevresinde, özellikle Maşathöyük ve Horoztepe’de yapılan arkeolojik kazılarda ele geçen buluntular yörenin Kalkolitik Çağ’dan yani  M.Ö. 5500 yıllarından bu yana bir yerleşim yeri olduğu anlaşılmaktadır. Tarihi kaynaklardan anlaşılacağı üzere bölgede 14 Devlet ve 5 Beyliğin yaşayıp egemen olduğununu görmekteyiz. İlk çağlarda Togayıtlar’ca kurulduğuna inanılan Tokat’ta M.Ö. 2000’li yıllarda Anadolu’da hüküm süren Hititliler bulunmaktadır. Hititliler’den sonra bir süre Kaşkalar tarafından istilaya uğrayan Tokat ve yöresinde Ege göç kavimleriyle Batı Anadolu’yu istila eden Friglerin yaşadığı, Maşathöyük’te yapılan kazılarda o dönemlere ait yapılar ve çeşitli buluntuların bulunmasıyla tespit edilmiştir. Frigler’den sonra bunların egemenliğine son veren Kimmerler bölgede hüküm sürmüştür. M.Ö. 7. yüzyılda Medler kavmi  bölgeye hakim olmuştur. Medler’den sonra da bölgeye Persler hakim olmuşlar ve şehir Pers yönetimi sırasında Büyük Kapadokya Satraplığı’nın sınırları içerisinde kalmıştır. Bu dönemde yöredeki başlıca yerleşme, dinsel ve ticari açıdan büyük önem taşıyan Komana idi. Bugünkü Tokat’ın yakınlarında yer alan Gömenek Kalesi’nin bulunduğu yerde kurulmuş olan Komana kenti, Kapadokya’daki Komana ile karıştırılmamak için Komana Pontika adı ile anılmıştır. M.Ö. 4. yüzyılda Anadolu’yu istila eden Büyük İskender’in Makedonyalıları bölgede egemenlik kurmuşlardır. Büyük İskender’in ölümünden sonra, komutanları arasındaki anlaşmazlık ortaya çıkmış ve bu anlaşmazlıktan istifade eden Pers kökenli I.Mithradetes, yöreyi de içerisine alan topraklarda Pontus Krallığını kurmuştur. Bölgede giderek güçlenen Pontus Kralları Niksar, Turhal ve Zile’de Gazafilaklia adını verdikleri güçlü kaleler, Komana ve Erbaa’da da tapınak, saray ve villalar yapmışlardır. Zamanla Anadolu’nun büyük bir bölümünü egemenliği altına alan Pontus Krallığı’na M.Ö. 1 yüzyılda Anadolu’da birçok yeri ele geçirmeye başlayan Roma İmparatorluğu son vermiş ve böylece Tokat ve yöresi artık M.Ö. 65 yılında Roma İmparatorluğu’nun hakimiyetine girmiştir. Yaklaşık 400 yıl süren Roma İmparatorluğu egemenliği sırasında Tokat ve yöresinde ticaret, bayındırlık ve ulaşım gelişmiş, kentler imar edilmiş, Komana, Niksar, Zile ve Sulusaray’ın önemi daha da artmıştır.,

Roma İmparatorluğu’nun M.S. 395 yılında ikiye ayrılmasından sonra Doğu Roma yani Bizans sınırları içerisinde kalan yöre, İslamiyet’in ortaya çıkışı ile zaman zaman Arapların akınlarına maruz kalmış ve bölge bu dönemde birkaç kez Bizanslılar ile Araplar arasında el değiştirmiştir.

Bugün Tokat ve çevresinde bulunan zengin tarihi ve kültürel eserlerin büyük çoğunluğu bölgeye yerleşen Türkler tarafından yapılmıştır. Bölgede Türklerin hakimiyetini Malazgirt Savaşı sonrasında görmekteyiz. 1071 yılında yapılan ve Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun zaferi ile sonuçlanan Malazgirt Savaşı sonrasında bölgede Türk akınlarına rastlamaktayız. Bu dönemde Kutalmışoğlu Süleyman Şah ve Gümüştekin Ahmet Gazi’nin orduları Anadolu’nun büyük bölümünü ele geçirerek bağımsız beylikler kurmuşlardır. Büyük Selçuklu İmparatoru Sultan Melik Şah’ın komutanlarından Gümüştekin Ahmet Gazi, Önce Sivas’ı ve 1095 yılında da Niksar’ı başkent yapmış, daha sonra Tokat, Zile, Turhal, Zonusa’yı birliğine katarak bu bölgeleri egemenliği altına almıştır. Daha sonra bölge de bağımsız bir devlet kuran Danismentoğuları’nı görmekteyiz. M.S. 1243 yılında yapılan Kösedağ Savaşı sonrasında bölge Moğolların egemenliği altına girerek İlhanlı Devleti buralara hakim olmuştur. M.S. 1340 yılında Eretna Beyliği’ne, ardından 1388 yılında Kadı Burhaneddin Devleti’nin yönetimine girmiştir. Daha sonra  Akkoyunlular’ın eline geçen Tokat ve çevresi 1399 yılında Osmanlı topraklarına katılsa da kısa süre Timur’un hakimiyetinde olmuş ancak 1413 yılında 1. Mehmet (Çelebi Mehmet)  döneminde tam anlamıyla Osmanlı topraklarına katılmıştır. 1923 yılında Cumhuriyet’in kurulmasıyla il statüsü kazanan Tokat zengin tarihi mirasıyla ve tabiat güzelliği başta Ballıca mağarası ile birçok gezilecek yere sahiptir.

Yeşilırmak ve Kelkit Çay’ı ile sulanan topraklar olan Tokat’a geldiğinizde ziyaret edebileceğiniz oldukça fazla tarihi doku vardır. M.Ö. dönemlerden başlayan köklü tarihine şahit olacağınız Tokat sadece tarihi eserleriyle değil tabiat güzellikleriyle de sizleri büyüleyecektir. 2000’li yıllardan bu yana birçok kez ziyaret ettiğim ve ilk ziyaretim sırasında gittiğim ve beni inanılmaz derece etkileyen Ballıca Mağarası başta olmak üzere sizleri bekleyen Tokat öyle birkaç günde gezilip tadına varılabilecek içinize sindirebileceğiniz yer değildir. Belki de Tokat’taki güz<ellikleri görünce burada haftalarca vakit geçirmek isteyeceksiniz.     

Yeşilırmak havzasının bereketli toprakları üzerinde kurulmuş ve 14 Devlet ile 5 Beyliğe ev sahipliği yapmış olan Tokat’ın her bölgesinde, Hitit, Frig, Roma, Bizans, Danişmendli, İlhanlı, Selçuklu ve Osmanlı Dönemine, kısacası tarihin her dönemine ait eserleri bulabilmek mümkündür. Bu yönüyle Tokat adeta bir açık hava müzesi konumundadır. Gelelim şimdi bu yerler nereler onlara kısaca bir değinelim.

Erbaa ilçesinde antik Horoztepe yerleşimi, Hitit yerleşim yeri, Zile'de Maşathöyük Örenyeri, Sulusaray'da; Roma-Bizans Dönemlerinin izlerini taşıyan Sebastapolis, Merkez ilçede, tarihi Komana antik kenti, yine Roma Döneminde yol güvenliği için kurulmuş olan Tokat Kalesi, aynı zamanda Danişmend Devletine başkentlik yapmış olan Niksar'da bulunan tarihi kale, oluşumu yaklaşık 3.4 milyon olarak tespit edilen Ballıca Mağarası, Gök Medrese, Yağıbasan Medresesi, Hatuniye Medresesi, Garipler Camii, Sümbül Baba Zaviyesi, Hamza Bey Camii, Meydan Camii, Behzat Camii, Tokat ve Zile Ulu Camii, Ali Paşa Camii, Takyeciler Camii, Zile Elbaşıoğlu Camii, Zile Boyacı Hasanağa Camii, Zile Bedesten Camii,Sefer Beşe Mescidi, Alaca Mescit, Ebu’-Kasım Türbesi, Halef Sultan Türbesi, Vezir Ahmet Paşa Türbesi, Nureddin İnb Sen Timur Türbesi, Abdülmuttalip Türbesi, Niksar Çöreği Büyük Tekkesi, Mevlevihane, Pervane Hamamı, Mustafa Hamamı, Yörgüç Paşa Hamamı, Zile Tacettin İbrahim Paşa (Şehir) Hamamı, Taşhan, Suluhan, Paşahan, Yazmacılar Hanı, Bedesten,  Pazar ilçesinde bulunan tarihi Pazar kervansarayı, Behzat Çarşısı, Sulu Sokak Çarşısı, Tokat Köprüsü, Saat Kulesi, Zile, Turhal ve Niksar Kaleleri, Hıdırlık Köprüsü ile Türk sivil mimari örneklerinden başta Latifoğlu Konağı, Madımağın Celal’in evi olmak üzere Tokat evleri ve konakları, Eski Zile Osmanlı Evleri ve Konakları, Reşadiye Yolüstü kasabası Delikkaya mağarası, Halaçlı Köyü Yazlıkları, Gıj Gıj Tepesi, Gümenek, Topçam Tekmezar, Batmantaş Yaylası, Alan yaylası,  Almus Orman evleri, Çatak Yaylası, Niksar Çamiçi Yaylası, Erbaa Düden Gölü, Reşadiye Zinav Gölü, Selemen Yaylası, Başçiftlik Düden Yaylası, Artova Alçakgedik Yaylası, Turhal ve Pazar ilçe sınırları dahilinde bulunan, 108 çeşit yerli ve göçmen kuşların yuvalanma, kuluçkalaşma, aynı zamanda yaşam alanı olan Kaz Gölü ve Tokat Müzesi mutlaka görülmesi gereken yerler arasında gelmektedir.

Ülkemizin birçok bölgesinde bulunan termal su kaynakları Tokat’ta da bulunmaktadır. Bu termal kaynakları içinde Ballıca Mağarası, Sulusaray ve Reşadiye en önemlileridir. Bu termal kaynakları turizm açısından da oldukça önemli yere sahiptir. Haftalarca tadına doya doya gezeceğiniz Tokat’ta zengin kültürel ve tabiat varlıkları yanı sıra zengin mutfağıyla da tanışma fırsatı elde edeceksiniz. Tokat’ta en baş lezzet Tokat Kebabı gelmektedir. Bunun dışında Tokat keşkeği, Tokat çemeni, Çökelekli Tokat gözlemesi, Niksar cevizi ve cevizli çöreği, Tokat Batı, Tokat pağacı, Tokat kuşburnusu, Tokat yaprağından yapılmış yaprak sarması, madımak, bacaklı çorba, hele çorbası, toyga çorbası, gendüme çorbası, mercimekli hamur çorbası, bakla dolması, ayva tatlısı, Zile pekmezi, köme, tırtıl baklavası, yufka tatılısı ve zambak reçelini sayabiliriz.

Zengin tarihi ve kültürel bikrimi olan Tokat’ı gezip dolaştıktan sonra dönüş yolunda Tokat’tan alabileceğiniz hediyelikler ise şöyle sıralayabiliriz. 1300’lü yıllardan beri sürdüre gelinen bir zanaatın eseri olan Tokat Yazması, Tokat Taşhan’da ki bakırcılar, antikacılar, ahşap oymacılar ve seramikçilerden Tokat yöresine ait eşyalar ve folklorik ürünler, beyaz Zile pekmezi, Zile Kömesi, yöreye özgü marmelatlar, Tokat Yaprağı, çemen, yoğurtmaç, domates salçası ve çökelek peyniri.

Kalkolitik Çağ’dan bu yana insan yaşamına ev sahipliği yapan, bünyesinde dünyaca ünlü Unesco  dünya mirası listesine girmiş olan ve astım hastalarına tedavi imkanı sunan Ballıca Mağara’sını bulunduran Tokat, tarihe, kültüre ve tabiata yolculuk için sizleri beklemektedir.       

Youtube : Önder Güzelarslan
Instagram : @onderguzelarslan
www.onderguzelarslan.com