Önder Güzelarslan


TERMALİN BAŞKENTİ AFYONKARAHİSAR

Kaplıca ve ılıca olarak ifade edilen termal sular yönünden Türkiye’nin en zengin ili olması nedeniyle termalin başkenti ilan edilen Afyonkarahisar zengin tabiat yapısı, tarihî eserleri ve tarihi geçmişi yanı sıra kültür ve inanç turizmiyle görülemeye değer bir ilimizdir.


Kaplıca ve ılıca olarak ifade edilen termal sular yönünden Türkiye’nin en zengin ili olması nedeniyle termalin başkenti ilan edilen Afyonkarahisar zengin tabiat yapısı, tarihî eserleri ve tarihi geçmişi yanı sıra kültür ve inanç turizmiyle görülemeye değer bir ilimizdir. Anadolu'nun batı yakasında bir kavşak noktası,  Doğuyu batıya, kuzeyi güneye bağlayan tabiî bir kapı konumunda olan Afyonkarahisar, Türkiye’deki en eski medeniyetlere ev sahipliği yapmış nadide illerimizden biridir.

Klasik Anadolu kültürü, gelenek ve göreneklerinin yaşatıldığı ender şehirlerimizden biri olan, zengin ve köklü bir tarihe sahip Afyonkarahisar, yapılan araştırmalar sonucunda M.Ö. 7000 yıllarına kadar uzanan bir geçmişe sahip olduğu anlaşılmıştır. Şehrin bilinen ilk sakinleri M.Ö. 2000’li yıllarda Hititlerdir. Hititlerden sonra M.Ö. 1000’li yıllarda bölgeye Frigliler hakim olmuştur. Bugün Frigya veya Frig Vadisi diye ifade edilen bölgenin büyük çoğunluğu Afyon ilinin sınırları içerisindedir. Frigliler döneminde kalenin içine “Akronium” adı verilmiştir. Friglerin egemenliğine son veren Lidyalılar bölgede bir süre hakimiyet kurmuşlar ancak kısa süre sonra M.Ö. 6. yüzyılda bölge Perslerin egemenliğine geçmiştir. Persleri savaşta yenilgiye uğratan Büyük İskender, Afyon ve çevresine hakim olarak Makedonyalıların hakimiyetini başlatmıştır. Büyük İskender’in ölümünden sonra Selevkos ve Bergama Krallıkları’nın egemenliğine giren Afyon, daha sonra M.Ö. 30’lu yıllarda Roma İmparatorluğu’nun eline geçmiştir. Romalılar döneminde şehir “Akroenos” adını almıştır. M.S.395 yılında Roma İmparatorluğu’nun Doğu ve Batı Roma diye ayrılmasından sonra Doğu Roma olarak bilinen Bizans’ın hakimiyetine geçen Afyon bu kez “Akronion” ismiyle anılmaya başlamıştır. 1071 Malazgirt Zaferi sonrasında Türklerin Anadolu’ya girmesiyle Büyük Selçuklu egemenliği altına giren Afyon artık bir Türk yurdu olmuştur. Sultan I. Mesut’un emri ile Akronium Kalesi'nin eteklerine Karaşar Türkleri yerleştirilmiştir. Bu yerleşimden sonra kaleye “Karahisar” adı verilmiştir. Karahisar ve yöresi, Selçuklu Veziri sahip Ata Fahrettin Ali’nin “Sahip” unvanı nedeniyle “Vezirin Karahisarı" anlamına gelen "Karahisar-ı Sahip" olarak anılmaya başlanmıştır.

I. Haçlı Seferleri sırasında Hristiyan dünyasının egemenliğine giren Afyon, Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat tarafından yeniden Türklerin hakimiyetine girmiştir. Bölge, 12. yüzyılda Anadolu’da kurulan beyliklerden Germiyanoğullları Beyliği'nin egemenliğinde olmuş, Germiyanoğlu 2. Yakup beyin vasiyeti üzerine de 1428 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarına dahil olmuştur. 

Millî Mücadele yıllarında bir yıl kadar Yunan işgalinde kalan, Afyon İstiklâl Harbi'nde Türk askerî harekâtının en önemli cephesini teşkil etmiştir. Bizzat Mustafa Kemal Atatürk'ün kumanda ettiği Büyük Taarruz, Başkomutanlık Meydan Savaşı Afyonkarahisar’da yapılmıştır. Yunan kuvvetleri şehirde bozguna uğratılarak şehirden uzaklaşmaları sağlanmış ve 27 Ağustos 1922'de şehir düşman işgalinden kurtulmuştur. 30 Ağustos Büyük Zaferinin elde edilmesinde Afyon’un rolü büyük olmuş, Milli Mücadele’nin meşalesi Afyon’un Şuhut ilçesinde atılmıştır. 27 Ağustos 1922 yılında şehrin Yunan işgalinden kurtuluşu o günden bugüne Afyon'un kurtuluş günü olarak kutlanıla gelmektedir. Afyonkarahisar Osmanlı döneminde nüfus, fizikî yapı ve ekonomik yönden çok büyük gelişme göstermiş ve cumhuriyetle birlikte Türkiye’nin bir vilayeti olmuştur.

Her bir karış toprağı şehitlerimizin kanıyla sulanmış şehirlerimizden biri olan ve termalin başkenti sayılan Afyonkarahisar’da gezilecek görülecek yerler oldukça fazladır. Hiç şüphesiz Afyonkarahisar denilince akla ilk olarak tarihi kalesi gelmekte. Şehirden merkeze doğru hareket edildiğinde ilk göze çarpan şehrin orta yerinde bulunan heybetli kale Hititler döneminde inşa edilmiştir. Şehrin sembolü halindeki bu tepe, çok büyük bir volkan bacasının donmuş halidir. Farklı bir ifade ile; volkanın bacası ve baca içindeki lavlar donmuş ve üzerine kale inşa edilmiştir. Bu bacanın maddesi ise koyu renkli trakittir. Tepe üzerine Hititler döneminde yapılan kale daha sonra bölgeye yerleşen diğer uygarlıklar tarafından genişletilmiştir. Kız Kulesi adı verilen kalenin iç bölümünde Alâeddin Keykubat tarafından yaptırılan mescit, saray, erzak depoları, cephanelik ve su sarnıçlarının kalıntıları bugün hala görülebilmektedir. Gerçek ismi “Hapanuva” olan kalenin bulunduğu bu tepe,.yaklaşık 226 metre yüksekliktedir. Oldukça dik olan merdivenlerinden kaleye çıkmak ayrı bir zevk. Özellikle adrenalin tutkunları için kale mutlaka çıkılması gereken bir yer. 

Kaleden sonra bölgede görülmesi gereken yer elbette Frig Vadisi. Frigler, M.Ö. 750 yıllarında Anadolu’da Eskişehir, Kütahya ve Afyon bölgelerinde konaklıyorlardı. Bölgenin genel ismi Frig Vadisi olarak bilinmektedir Afyon ve çevre ilçelerinde kült mezar, mezar anıtları, Ana Tanrıça Kibele kültüne ait aslan kabartmaları gibi benzersiz eserler bu vadide bulunmakta ve buralar mutlaka ziyaret edilmelidir.  Afyon’un kuzeyindeki Göynüş Vadisi ve Döğer Bölgesi’nde bulunan Aslantaş, Yılantaş, Matlaş, Kapıkaya I ve Kapıkaya II gibi Frig kaya anıtları bunların başında gelmektedir. Ayrıca Roma ve Bizans dönemlerinde volkan tüfü kayaların oyulmasıyla meydana getirilen Metropolis, Bin İnler, İnpazarcık, Ornaş gibi yerleşim birimleri, Bayramaliler, Asar Kale gibi savunma mekanları, Selimiye, Alanören, Devrent, Elicek gibi mezar odaları, Kırkinler gibi dini mekanlar, Yedikapılar gibi yer altı yerleşimleri, Ayaizin Köyü ile birlikte Afyon Bolvadin ilçesinde bulunan Özburun’da, Minareli Deresi bölgesindeki peri bacaları, Bayat ilçesinde bulunan İnpazarcık ile Mekan Yaylası’nın tam karşısına denk gelen Eyerli Dağı’ndaki peri bacaları ve İscehisar Peri Bacaları mutlaka gezilmeli ve görülmesi geren yerler arasındadır. Özellikle İhsaniye ilçesi Döğer Kasabasında bulunan Emre Gölü’nde yeni başlatılan balon uçuşu yapmayı ve gölde gondol sefası yapmayı da ihmal etmeyin. Kale ve Frig vadisi dışında Afyon’da görülmeye değer yerler arasında 1273 yılında Selçuklu Veziri Sahip Ata tarafından yaptırılan ve tamamen ahşap olan Ulu Cami, 1397 yılında yapılmış Kabe’ye benzediği ve ölçüleri birebir Kabe’yle aynı olduğu için bu ismi almış olan Kabe Mescidi, 1472 yılında Sadrazam Gedik Ali Paşa tarafından yaptırılmış Cami, medrese ve hamamdan oluşan Gedik Ahmet Paşa Külliyesi, kuruluş tarihi 13. yüzyıla kadar uzanan, Anadolu’daki ilk Mevlevihanelerden biri olma özelliğini taşıyan Afyon Mevlevihane ve camisi,  Sultandağı ilçesinde bulunan II. İzzettin Keykavus’un vezirlerinden Sahip Ata Fahrettin Ali tarafından 1249 yılında yaptırılmış olan Sahipata Kervansarayı,   Çay ilçesinde bulunan Selçuklu dönemine ait Taş Medrese’nin doğusunda yer alan ve 1278 yılında III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde yaptırılmış olan Taş Han, Taş Medrese ve Afyon Kalesi’ne doğru giderken içinden geçilen eski yerleşim yeri ya da eski Afyon diye bilinen sokaklarda bulunan her biri ayrı ayrı güzellikte olup hem dış görünüşünü hem de içinin görülmesi gereken tarihi konaklar gelmektedir. Afyonkarahisar’da sadece tarih ve kültür yok. Buranın en önemli özelliklerinden birisi termal kaynakları. İl merkezi dahil hemen hemen her ilçesinde bulunan termal kaynaklardan mutlaka istifade edilmelidir. Başta Kızılay Maden Sodası’nın da dolumunun yapıldığı Gazlıgöl termal suları her yönüyle değerlidir. İçme, buhar inhilasyon, banyo ve çamuruyla dört fonksiyonlu Gazlıgöl Termal suları, sağlık açısından oldukça faydalıdır. Bu termal sulardan Afyon’a yolu düşen mutlaka istifade etmelidir. Zaten birçok insan da buraya termal için gelmektedir. Şahsım da yaklaşık 10 yıldan fazla bir süre buraya her yıl termal sulardan istifade etmek için gelmekteyim. Gazlıgöl dışında, Bolvadin Heybeli Termal, Ömer Gecek Termal ve Sandıklı Hüdai Termal burası özellikle çamur banyosu için ideal bir termal kaynağı, istifade edilecek diğer termal kaynaklarıdır.

Afyonkarahisar, Konya’dan sonra Mevlevilik kültürünün yaşandığı ve yaşatıldığı ikinci şehrimizdir. Hz. Mevlana’dan sonra; pir-i sani yani ikinci üstad olarak kabul edilen Sultan Divani Mehmet Semai bu topraklarda yaşamıştır. Mevlevilik kültürü Afyon’da her yıl düzenlenen gösterilerle anılmaya ve yaşatılmaya devam etmektedir. Afyon Mevlevihanesi’ni ziyaret edilerek bu ‘Yarenlik Kültürü’ yakından tanıma fırsat elde edilebilinir.

Yazımızın başında da ifade ettik, Afyon’da çok sayıda ziyaret edilecek yerler var diye. Bahsettiğimiz yerlerin dışında mutlaka görülmesi gereken yerler arasında, Sultandağı ilçesi sınırları içerisinde Dereçine kasabasının güneyinde bulunan Buzluk Mağarası, Afyon Bolvadin’e 7 km. uzaklıkta bulunan Dipes köyü, Karakaya yöresinde bulunan İnsuyu Mağarası,  Afyon Kocadere bölgesine yakın Karacamal Mağarası ve Sandıklı ilçesine 34 km. mesafede “Bökenin Yurdu” olarak bilinen bir mekanda bulunan Kurtini Mağarası gelmektedir. Bu kadar tabii güzellikler arsında müze severler içinde görülmeyi bekleyen birçok müze vardır. Bu müzeler kısaca; Afyon Arkeoloji Müzesi, Bolvadin Müzesi, Kültür ve Sanat Evi, Şuhut Atatürk Evi, İstiklal Tanıtım Merkezi, Zafer Müzesi,  Çeşmeli Konak ve Oyuncak Müzesi’dir.

Afyonkarahisar’da M.Ö. yaşamış medeniyetlerin eserleri, yapıtları, mağaraları, tarihi eserler, termal sular ile birlikte doğal güzellikler de bolca bulunmaktadır. Bütün bunların yanında Afyon’da önemli ziyaret edilecek bir yer Başkomutanlık Milli Park alanı olmalıdır. Büyük Taarruzun başlatıldığı bu yerlerde insan kendisini tutamıyor. 100 yıl önce verilen mücadeleyi bu toprakları gördükçe bugün gibi tap taze yüreğinizde hissediyor ve yaşıyorsunuz. 

Afyonkarahisar bütün özellikleriyle birkaç günde gezilip tadına varılacak bir yer değil. Haftalarca gezseniz tadına varamazsınız. Tabii gölleriyle de göz kamaştıran Afyon ilimizin zengin bir yemek kültürü vardır. Afyonkarahisar gezisi süresince buraya özgü yerel tatları bolca tatma imkanınız olacaktır. Afyonkarahisar’ın, Bolu-Mengen’den sonra Türkiye’de en iyi aşçılarını yetiştirdiği bilinmektedir. Kaymağı, lokumu, sucuğu ve haşhaşı oldukça meşhur olan Afyon’un sembol yiyeceği haşhaştır. Bununla beraber Afyon mutfağı ağırlıklı olarak hamur işi ve ete dayalıdır. Afyon’da sadece patlıcandan yapılan 20’den fazla yemek çeşidi vardır. Bu ilimizde damağınıza tat bırakacak lezzetleri şöyle sıralayabiliriz:

Çullama köfte, göce köftesi, ilibada dolması, sırt dolması, sakala çarpan çorbası, göce tarhanası, keşkek, özellikle Şuhut Keşkeği, arabaşı, bükme, haşhaşlı börek, haşhaşlı pide, halka pişi, lokma pişi, düz pişi, şepit, cızdırma, nohut çöreği, dolama, muska hamuraşı, Özbek Pilavı, paçık ağzı açık, börek, bazlama, börek kenarı, ikiz börek, katmer, ocak bükmesi, cücü, çörek, ev hamuraşı, ev makarnası, velense hamuraşı, miyane çorbası övme, peksimet, ak pide, katıklı pide, yalım pidesi, Afyon salatası, patlıcan böreği, bütün (parça) et patlıcan, yanı yarma, nohutlu patlıcan, kavurmalı patlıcan kebabı, patlıcan küllemesi, patlıcan dolması, yoğurtlu sarımsaklı patlıcan kızartması, imambayıldı, patlıcan köftesi ve ekmek kadayıfı.

Dolu dolu geçirilecek Afyonkarahisar gezisi sonrasında buradan alabileceğiniz hediyeliklerde çok fazladır. Tabi Afyon denilince ilk akla gelen kaymak. Buradan alınabilecek hediyeliklerin en başında hiç şüphesiz kaymak gelmektedir. Bunun dışında kaymaklı, cevizli, fındıklı, çikolatalı, fıstıklı, çifte kavrulmuş, sade lokum, sucuk, haşhaş, haşhaşlı, patatesli ekmek, haşhaşlı, ıspanaklı, patatesli bükme, Dazkırı’dan ipek halı, İscehisar’dan mermer biblolar, Sandıklı’dan bakır süs eşyaları ve mevsiminde Sultandağı’ndan Napolyon kirazı ve vişne alabilirsiniz. 

Günümüzde binlerce yıla uzanan medeniyet hazinesi, turizmde termal kaplıcaları, Milli Kurtuluş Savaşı’nın Büyük Taarruz kısmının başladığı yerler ve ekonomide mermer endüstrisi başta olmak üzere birçok alanda önemli bir yeri olan Afyonkarahisar ziyaretçilerini bekliyor. Her alanda dop dolu geçirilecek vakitler için hiç vakit kaybetmeden yönünüzü termalin başkenti Afyon’a çevirin.  

www.onderguzelarslan.com
Youtube: Önder Güzerslan
Twitter : @onderguzelarsla
Instagram: @onderguzelarslan